| | Üretsiz Blog oluştur
cinsel hastalıklarRSSYorum RSS

Pelvik Enfeksiyonun Tehlikesi Nedir 

Pelvik enfeksiyonun en buyuk tehlikesi bazi durumlarda hayati tehdit eden bir tablo yaratabilmesidir. Gunumuzde cerrahi mudahalelerde ve dogumda steril sartlara ozen gosterilmesi ve ameliyatlarda koruyucu antibiyotiklerin yaygin olarak kullanilmasi nedeniyle bu nedenlere bagli ciddi enfeksiyonlar giderek azalmaktadir. Ancak yine de cinsel yolla olusan pelvik enfeksiyonlar (PID) bazi durumlarda hayati tehdit edebilen enfeksiyonlara neden olabilmektedir. PID, toplumun ozelliklerine bagli olarak (cinselligin serbestlik derecesi, insanlarin "cinsellik aliskanliklari") ulkelerarasi onemli farkliliklar gostermektedir. ulkemizde cok ciddi bir sorun olmamasina karsin Amerika'da PID tanisi ve tedavisi icin harcanan saglik giderleri milyar dolarlarla ifade edilmektedir! Pelvik enfeksiyonun hayati tehlikesi disinda en buyuk tehlikesi Fallop tuplerinde tikanma veya daralma, pelvis ici organlar arasinda yapisiklik yapmasidir. Bu iki durum da (tuplerde tikanma ve yapisikliklar) kadinin gebe kalamama riskini veya gebelik olustugunda bunun bir dis gebelik olma riskini onemli derecede artirir. Pelvik enfeksiyonun diger bir riski de pelviste yapisiklik ve nedbeler yaparak kadinda rahatsiz edici boyutlarda kalici agrilara neden olabilmesidir. Gecirilen enfeksiyon sayisi ne kadar fazlaysa tuplerde tikanma, yaygin yapisikliklar meydana gelme ve kalici bel ve kasik agrilari olusma riski o kadar fazladir. Pelvik enfeksiyon seyrinde tubo-ovaryan abse (tup ve yumurtaligin beraberce olusturdugu bosluk icinde olusan abse) gelistiginde sekel riski (yapisiklik, tikaniklik ve kalici agrilar) oldukca yukselir ve absenin her an "patlayarak" karinda yaygin enfeksiyon yapma riski olmasi nedeniyle bu abseyi bosaltmak icin ameliyat gerekebilir.

Adet Kanaması Devam Ederken İliskiye Girmek 

Doktorlarin bu soruya cevabi farkli olabilir. Ancak pelvik enfeksiyonlarin adet kanamasi doneminde daha kolay olusabilmesi nedeniyle ozellikle bu enfeksiyonu gecirmek acisindan risk altinda olan kadinlarin (yukariya bakiniz) adet kanamasi doneminde iliskide bulunmamalari veya bulunacaklarsa prezervatif ile korunmalari onerilir. Dogum kontrol hapi kullanan kadinlarda ilacin icindeki progesteron turevi madde rahimagzi bariyerinin guclenmesine yardimci olur. Bu nedenle dogum kontrol hapi kullanan kadinlarda pelvik enfeksiyon riski azalir. Spiral ipi ise bakterilerin yukari cikmasi icin adeta bir merdiven gorevi ustlenerek pelvik enfeksiyon ortaya cikma riskini artirir. Bu riski azaltmak icin gunumuzde spiraller duzgun yuzeyli ve tek lifli (monofilament) iplik icerirler.

Pelvik Enfeksiyonlar Nasıl Oluşur 

Pelvik enfeksiyon yapma ozelligi olan etken siklikla ilk once rahimagzinda bir enfeksiyon yapar. sartlar elverdiginde daha yukari cikarak rahim ic tabakasini, sonra Fallop tuplerini, daha da ileri asamalarda tuplerden disari cikarak pelvis ici diger organlari ve karin ic zarini, cok daha ilerlediginde ise tum karin ici organlari tutar. Kadinin dogal bedensel savunma mekanizmalari normal sartlarda rahimagzinda baslayan enfeksiyonu kolaylikla durdurabilir. Ancak etkenler cok yogun bir sekilde bolgeye hucum ettiklerinde veya cesitli nedenlerle bolgenin savunmasi azaldiginda (yeni gecirilmis bir enfeksiyon, yeni gecirilmis bir mudahale) veya kolaylastirici etkenler oldugunda (yeni takilmis spiral gibi) rahimagzindaki enfeksiyon genital sistemin daha yukarilarina ilerleyerek pelvik enfeksiyon tablosunu baslatabilir. Rahimagzi enfeksiyon yapma yetenegi olan bakterilerin yukariya cikmasini engelleyen onemli bir bariyer gorevi yapar. Bu bariyer progesteron hormonu etkisi altindayken oldukca gucludur ve adet kanamasiyla birlikte kanda progesteron seviyesi dustugunde nispeten zayiflar. Bu yuzden adet kanamasi doneminde enfeksiyon daha kolay olusur.

Pelvik Enfeksiyonlar Kimlerde Çok Görünür 

Pelvik enfeksiyonlar siklikla cinsel yolla bulastiklarindan (tek yol bu degildir) cok esli cinsel yasami olan, veya esi cok esli cinsel yasam surduren kadinlarda daha sik gorulur. Daha onceden pelvik enfeksiyon gecirmis olmak, yeni takilmis spiral, sosyoekonomik seviye dusuklugu ve buna bagli doktora gec basvurma egilimi diger onemli etkenlerdir.

Pelvik Enfeksiyonlar 

Pelvis nedir: Kadinin ic (yukari) genital organlarinin yer aldigi kemik catisidir Pelvik nedir: Bu kemik cati ve icerigine ait olan Pelvik enfeksiyon (halk arasinda "yumurtalik iltihabi" olarak bilinir), kadinin yukari genital organlarinda cesitli mikrobiyolojik etkenler (bakteri, virus gibi) tarafindan olusturulan bir enfeksiyondur. Bu enfeksiyonlarin buyuk kismi cinsel iliskide bulasan bakterilerle, kalan daha ufak bir kismi ise dogum, kurtaj, veya bolgedeki ameliyat ve mudahalelere bagli olarak (sezaryan, histerektomi (rahimin alinmasi), kist operasyonlari) meydana gelirler. Pelvik enfeksiyonlarin cinsel yolla bulasan bakterilerle olusan alt grubuna PID ("pi ay di" =Pelvic Inflammatory Disease) adi verilir. Pelvik enfeksiyonlar en sik bu yolla meydana gelirler. Pelvik enfeksiyonlarin kadin sagligi uzerinde cok onemli olumsuz etkileri olabilmektedir. Amerika'da kadinda "kisirlik" olusmasina neden olan etkenler arasinda pelvik enfeksiyonlara bagli Fallop tupu tikanikliklari birinci sirada yer alir. Turkiye'de de saglikli istatistiksel veriler elde edildiginde muhtemelen benzer bir tablo cikacaktir.

Bakteriyel Vaginosis 

Bu vajinit turu vajinanin normal bakteri florasinin dogal bileseni olan ve vajinayi enfeksiyonlara karsi koruyan laktobasil bakterilerinin sayica azalmasi ve bunlarin yerini basta Gardnerella Vaginalis olmak uzere diger bazi bakterilerin almasiyla olusur. "Flora" vucudun mukozalarinda (bagirsak, agiz, burun, vajina) ortama zarar vermeden ve hatta bazi onemli islevleri yerine getirmek için bulunan bakterilerin olusturdugu topluluktur. Gardnerella, vajinada laktobasiller sayica normal oldugu surece çogalma gucune sahip degildir. Vajinanin dogal bakteriyel ortamini olusturan laktobasillerin sayica azalmasina neden olan etkenler tam olarak bilinmemekle birlikte sik cinsel iliski, vajinanin içinin yikanmasi gibi etkenlerin onemli rolu oldugu dusunulmektedir. Gardnerella vajiniti vajinitler arasinda en sik gorulendir ve direkt cinsel yolla bulastigi dusunulmemektedir. Bu vajinit turunun en sik gorulen belirtisi sari-gri renkli akinti ve ozellikle cinsel iliskiden sonra belirginlesen kotu kokudur. Bu koku çogu durumda balik kokusuna benzer. Gardnerella vajiniti gerek genital hijyeni bozmasi nedeniyle gerekse pelvik enfeksiyon riskini artirmasi, gebelik doneminde erken dogum tehdidi, sularin erken gelmesi, dogum sonrasi enfeksiyon olusumu gibi sorunlara neden olabilmesi nedeniyle mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavi için fitil ve tablet seklinde ilaçlar kullanilmaktadir.

Trikomonas Enfeksiyonu 

Trichomonas Vaginalis kuyruklariyla hareket eden ve vajinal ortamda kolaylikla ureyerek vajinit yapabilen bir parazittir. Bu mikroskopik parazitin cinsel yolla bulastigi dusunulmektedir. Henuz yeterince kanitlanmamis olmasina karsin ortak kullanilan tuvaletlerden, havlulardan ve ic camasirlardan, havuzdan da bulastigi dusunulmektedir. Trikomonas vajinitinin en sik gorulen belirtileri sari, kopuklu, kotu kokulu bol vajinal akinti ve siklikla vulvada (genital bolgenin dis kisminda) kasintidir. Trikomonas vajiniti siklikla altta anlatilacak olan Gardnerella vajiniti ile birlikte bulunur. Tedavide fitil veya tablet seklindeki ilaclardan faydalanilir. Trikomonas enfeksiyonu siklikla belirti vermeyen bir enfeksiyon turudur. Mantar enfeksiyonunun aksine hicbir sikayeti olmayan bir kadinin muayenesinde tesadufen saptandiginda da mutlaka tedavi edilmesi onerilir. Bunun nedeni bu enfeksiyonun cinsel iliskide kolaylikla diger tarafa bulasabilmesidir. Trikomonas enfeksiyonunun gebelik doneminde sularin erken gelmesine ve erken dogum tehdidine neden oldugu da dusunulmektedir. Trikomonas vajiniti cinsel yolla bulasan hastaliklar grubunda yer aldigindan kadinin esinin de tedavi edilmesi onemlidir. Trikomonas enfeksiyonu tasiyan bir erkek cogunlukla hicbir hastalik belirtisi gostermez ve tek bir iliskide bile enfeksiyonu esine kolaylikla bulastirabilir Enfeksiyondan korunmada cinsel yolla bulasan hastaliklardan korunma onlemlerine uyulmasi cok onemlidir. Ortak kullanima acik tuvaletlerde dikkatli olmak, ic camasir ve havlu gibi ozel esyalari baskalariyla paylasmamak ve "temiz" oldugundan emin olunmayan havuzlara girmemek uyulmasi gereken diger kurallardir.

Kronik Mantar Enfeksiyonları 

Bazi kadinlarda alt genital bolgede inatci kasintilar meydana gelmis ve bu kasintilar defalarca mantar enfeksiyonu tanisiyla tedavi edilmeye calisilmis olabilir. Kronik mantar enfeksiyonu gercekte cok ender gorulen bir durumdur. İleri incelemelerde bu kadinlarin cogunda dis genital bolgede gercekte bir allerjik reaksiyon veya ciltte enfeksiyona bagli olmayan bir dermatit durumu soz konusudur. Boyle bir durumda mantar ilaclariyla belirtilerin gecirilmesi mumkun olamamaktadir.

Genital Mantar Enfeksiyonu 

Kadinlarin yaklasik %75'i hayatlarinda en az bir kez, onemli bir kismi ise senede iki veya daha fazla vajinal mantar enfeksiyonu atagi gecirirler. Gebelik, dogum kontrol hapi kullanimi, uzun suren antibiyotik kullanimi ve tedavi edilmemis seker hastaligi mantar enfeksiyonunu kolaylastiran etkenlerdir. Candida Albicans veya Torulopsis Glabrata adi verilen iki mantar turunun neden oldugu bu vajinit turunun en sik gorulen bulgusu vulva ve vajinada yogun kasintiyla birlikte peynir kesigi seklinde, beyaz renkli, kokusuz akintidir. Bazen akinti cok yogun olabilir. Dis genital bolgede enfeksiyonun kendisine ve kasintiya bagli olarak kizariklik ve odem olusmus olabilir. Bazi durumlarda kasinmanin yarattigi tahris idrar yaparken yanmaya neden olabilir. İleri durumlarda vajinal mantar enfeksiyonlari iliski esnasinda agriya da neden olabilmektedirler. Bu sikayetlerle basvuran bir kadinda tani koymak kolaydir. Gerektigi durumlarda vajinal salgi orneklerinde mantari gormek veya kulturde mantari uretmek gerekebilir. Bazi durumlarda hic bir sikayeti olmayan bir kadinin genel jinekolojik muayenesinde veya alinan papsmear orneginde mantar saptanabilmektedir. Boyle bir durumda doktorlarin bir kismi mutlak tedavi onermekte, bir kismi ise sikayet yaratmayan mantarlara ilacla mudahale etmenin gerekli olmadigi gorusunu tasimaktadirlar. Hangi yaklasimin dogru oldugu net olarak bilinmemekle birlikte mantarlarin vajinada hicbir belirti yaratmadan yillarca yasayabildigi bilinmektedir. Dahasi, sikayet yaratmayan bu mantar hucrelerini genital sistemden atmaya calismak kadini sonraki yasaminda mantar enfeksiyonundan muaf tutmamaktadir. Tekrarlayici ozelligi olmayan (sik ortaya cikmayan) genital mantar enfeksiyonu cinsel yolla bulasan bir hastalik olarak kabul edilmez. Tekrarlayan mantar enfeksiyonlarinda ise es tedavisi basarili sonuc verebilmektedir. Mantar enfeksiyonunun tedavisinde gunumuzde cok sayida ilac secenegi bulunmaktadir. Hafif enfeksiyonlarda vajinaya fitil uygulamasi, vulvaya krem uygulamasi seklinde tedavi onerilmekte, daha agir enfeksiyonlarda veya fitil kullanamayanlarda ise tek dozlu ilaclarla tedavi cogu durumda basarili olmaktadir. Tekrarlayici enfeksiyon durumunda oncelikle mantar enfeksiyonunu kolaylastiran etkenler goz onunde bulundurulmakta ve tek doz tedavi yerine uzun sureli tedaviler tercih edilmektedir. Mantar enfeksiyonu geciren kadinlarda es tedavisinin gerekli olup olmadigi tartismali olmakla birlikte, mantar enfeksiyonunun esasen kadin genital sisteminin bolgesel bagisikliginin gecici olarak azalmasina bagli olarak olustugu gercegi goz onunde bulundurularak bu tedavinin gereksiz oldugu dusunulmektedir. Bu konuda doktorlarin yaklasimlari farkli olabilir. Tedaviye cevap en erken 2. gunde alinabildiginden siddetli kasinti nedeniyle gunluk yasami olumsuz etkilenmis kadinlarda bolgesel kasinma belirtisini ortadan kaldirmak icin ek ilaclar kullanmak gerekebilir.